Gaziantep Hasan Kalyoncu Üniversitesi iletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rengin Küçükerdoğan, CRI TÜRK’te Doç. Dr. Michael Kuyucu’nun hazırlayıp sunduğu “Akademik Bakış” programına konuk oldu.

Üniversite hakkında bilgiler veren Küçükerdoğan, “Değerli hocaları bünyesi altında toplamış olan bir vakıf üniversitesi ve 11. Yılında yani genç bir üniversite de değil. 11. Yılında ve yedi fakülteyle şu anda 26 tane bölüm var ve yedi tane fakülte var. Hepsi de çok değerli sadece Gaziantep ve yöreden değil dediğin gibi Türkiye’den gelmiş çok güçlü ve akademik bir kadro var. Bölgenin ilk vakıf üniversitesi biliyorsun. Yani hızlı bir şekilde teknolojiye ayak uyduran çok akılcı, çevreci ve enerjisini kendisi üreten şu anda işte kalibrenin yaptığı araştırmaya göre mezunlarına en hızlı iş bulan üniversiteler arasında vakıf üniversiteleri arasında ve hakikaten de hem öğrencisini destekleyen hem de akademik kadrosunu destekleyen çok vizyoner bir bakış açısı var. Bir vakıf üniversiteyiz ama hakikaten bakış açısı çok farklı ve burada olmaktan hepimiz pandemi dönemi olsa bile buradayız hepimiz görevimizin başındayız ve bu ancak severek olabiliyor, üniversitesini severek olabiliyor bir şey. Butik bir fakülteyiz biz iletişim fakültesi olarak ve butik olduğumuz içinde çok fazla öğrencimiz yok fakat hakikaten eğitimimiz de butik. Bize hem mütevelli heyeti hem de şu anda rektörümüz çok destekliyor. Tabi iletişim fakültesi olduğumuz içinde biraz farklıyız diğer üniversiteler göre. Yani sağlık bilimleri var burada iktisadi idari bilimler var, hukuk fakültemiz var, mühendislik fakültemiz var biz varız ve iletişim fakültesi var bu arada tabi ki meslek yüksek okulları var, enstitülerimiz var.” dedi.

Pandemi dönemi ve sonrası yapılan çalışmalara da değinen Küçükerdoğan, “Tabi ki hiç beklenmedik bir şeydi yani Mart ayında dünyayı kasıp kavuran bir virüs afeti bu. Tabi geldi ülkemizi etkiledi tabi ülkemizde tek tek herkesi etkiledi ve alışkanlıklarımız yaşam biçimimizi her şeyi altüst etti aslında maalesef. Hiçbir şey eskisi gibi değil artık. Dediğin gibi dijitalleşmeye ayak uydurmamız ve bir an önce ayak uydurmamız gerekiyor herkesin ancak biz Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nde hem kendi fakültem için konuşuyorum hem de üniversitem için konuşuyorum. Gerçekten bir hafta gibi bir sürede tabi ki bu mütevelli heyetimizin müthiş desteğiyle biz programları satın alarak bir hafta gibi bir sürede biz online’a giriş yaptık Michael bu çok hızlı bir şeydi. Yüz yüze iletişimi tabi ki çok önemsiyoruz çok etkili olduğunu düşünüyoruz ancak biz bu süreçte Mart ayından beri Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nde online eğitim sürecinde çok hızlı ve güçlü bir biçimde yani yakaladık bu süreci ve hatta o kadar hızlı yakaladık ki bir hafta uzattık program takvimimizde, o kaybettiğimiz süreyi bile öğrencilere kazandırdık tekrar, bir hafta fazla belki sonra. Tabi ki öğrenciler ve hocalar yüz yüze iletişim olmadığı için bazı sıkıntılar yaşamadılar değil. Öğrencilerin hiçbir zaman boyunları bükük kalmadı değil niye çünkü iletişim fakültesi biliyorsun atölye çalışmalarıyla, uygulama ağırlıklı çalışmalarla aslında ayakta duran ve durması gereken bir şey zaten fakültemizin temel anlayışı da bu. Ama ne yaptık? Biz hemen pandemi sürecinden sonra önce bir tabi ki şeyler istedik ödevler istedik sık sık her hafta ödevler isteyerek bir kere onu bir uygulama kısmını güçlendirdik öğrencilerimiz için. Pandemiden sonrada şimdi Eylül ayında yani yapamadığımız eğer atölye çalışması varsa onları hemen işte fotoğraf atölyesi gibi, film atölyelerimiz gibi onları hemen Eylül ayında 21 Eylül’de açılacak hemen onları yapacağız hızlı bir şekilde. Bu süreçte bir pandemi kurulu oluşturuldu ve herhangi çıkacak başka krizler olursa ona hazır hale geldik. Moral motivasyon çok önemliydi bu süreçte, öğrencilerimizi her zaman aktif durumda tutmalıydık bunu da becerebildik Allaha şükür. Tek yapamadığımız itiraf ediyorum mezuniyet törenimiz. Birazcık mezunlarımızın boynu bükük kaldı ama onu da inşallah bu virüs gider de Eylül Ekim ayında onu da tamamlarız diye düşünüyorum.” diye konuştu.